GENÇLiK DERGiLERi ÖĞRENCi DERGiLERi OLMAMALI

Okur-Yazarların Kaleminden

Günümüzde, ülkedeki gençlik hareketi öğrenci gençlikle sınırlı kalarak gençlik içerisinde önemli bir yere sahip olan işçi, köylü ve işsiz gençlikle kaynaşamamaktadır. Öğrenci gençlik, yarı aydın kimliği ile kendi dışındaki gençliğe önemli oranda etki edebilecek bir konumdayken, bu niteliğini yeterince kullanamıyor. 1960-1970'li yıllardaki gençlik hareketi ise bu durumun aksine birçok örnek taşımaktadır. Bu yıllardaki gençlik hareketinde, üniversite gençliğinin kampus dışına çıkarak toplumun diğer kesimleriyle bütünleşmesi öne çıkan bir niteliktir.

Öğrenci gençlik, gençlik hareketinin kadro ve aktivist ihtiyacını karşılamada önemli rol oynamıştır. Bu yapılarda öğrencilerin yoğunluk kazanması gençlik hareketlerinin yönelimlerini de değiştirmiş ve salt öğrenci gençlikle sınırlı kalan yapılar ortaya çıkmıştır.

Oysa işçi ve köylü gençliği devrim mücadelesinin gençlik hareketine kazanmak, devrim mücadelesinin temel sorunu ve görevi olmalıdır. Fakat gençlik hareketlerindeki öğrenci yoğunluğu politik yönelimi de etkilemekte, bu yönelim öğrenci gençliğin üniversite dışındaki muhalif gençlik kitleleriyle birleşmesini engellemektedir. Devrimci öğrenciler kendilerini aşıp bu sorunu çözme çabası içersine girmedikçe de gençlik hareketi gelişemeyecektir.

Gençlik hareketinin yükselişe geçtiği 60-70 li yıllarda, hareketin ana gövdesi öğrencilerdi. Fakat öğrenciler, o dönem kampus dışına çıkarak işçi ve köylülerle kaynaşabiliyor, toprak işgallerinde ve fabrikalardaki direnişlerde yerini alıyordu. Öyle ki bu yıllardaki toprak işgallerinde, köylüler öğrencilerden habersiz eyleme girişmiyorlar, eylemleri birlikte örgütlüyorlardı. Fabrika direnişlerinde, 15-16 Haziran'da, gecekondularda, Tariş direnişinde öğrenci gençlik militan duruş sergileyerek işçi sınıfı, köylülük ve gecekondu halkı ile bütünleşiyordu. 1960 ve 70' li yıllardan yapacağımız alıntılar ise bu söylediklerimizi destekler niteliktedir.

1960-70’li yıllardan kesitler

"Temmuz başında bunun ilk örneği görüldü. Derby Lastik fabrikasındaki grevlerinin etkisiz kaldığım düşünen işçiler, işgale girişmek için öğrencilerden destek istediler; gerçektende sonunda işçilerin isteklerini elde edebildikleri, başarılı bir işgal düzenlendi ve işgalde öğrenciler ve işçiler, üretim alanında ortak bir eylem gerçekleştirmeyi başardılar. Daha sonra bu eylem biçimi, 1968 içinde Kavel ve Finfinis fabrikalarında da uygulandı."

"l968'de Elmalı köylüleri 40 yıldır ekip biçtikleri toprakları ellerinden alındığında, Devrimci ODTÜ öğrencilerinden yardım istemişlerdi. ODTÜ SFK üyesi ve ODTÜ ÖB ikinci başkanı Can Savran bu çağrı üzerine gece saat birde beş arkadaşıyla birlikte Ankara'dan Elmalı'ya doğru yola çıktı." (Can Savran bu yolculukta geçirdiği kaza sonucu öldü.)

"15-16 Haziran direnişinde Dev-Genç'in alt örgütlerinden ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü, DiSK direnişini desteklemek üzere iki günlük boykot kararı aldı."

"Özellikle 1970'ler başlarken öyle bir dönem geldi ki, köylüler herhangi bir eyleme girişmeyi tasarladıklarında önce Dev-Genç'e haber, ulaştırmadan mücadelelerini basma duyurmak, davalar için avukat bulmak ve mücadelelerini örgütlemek için Dev-Genç'le birlikte hazırlık yapmadan her hangi bir eyleme girişmez olmuşlardı." "1969'da FKF yönetimi köylülerle ilişki kurmak ve köylü mücadelelerine katılmayı rastlantısal olmaktan çıkarmak için siyasal çalışmanın önemli ilkelerinden biri haline getiren kararlar alır. Gençler köylü hareketine topluca ve örgütlü bir biçimde katılmaya başladılar. Köylerdeki çalışmaların değerlendirilmesi, kırda sınıf mücadelelerinin tahlillerinin yapılması, köylülüğün kategorileri arasındaki ilişkiler ve çelişkiler, sıradan bir Dev-Genç'linin bilgi sahibi olması zorunlu konular arasında sayıldı."
"1980'deki Tariş direnişinde üretim dururken birçok kuruluş Tariş olaylarını protesto ediyordu; 3 günlük boykot kararı alan Ege Üniversitesi öğrencileri ile polis arasında çıkan çatışmada yaklaşık 80 kişi yaralanırken 200 kadar öğrenci gözaltına alındı."

Geçmişten günümüze doğru geldiğimizde ise bu bağın sadece pratik olarak değil teorik olarak da koptuğunu görüyoruz. Burada "O yıllarda zaten devrim mücadelesi yükselişe geçmişti ve öğrenci gençlikle diğer kesimlerin birlikte mücadelesi bu nedenle kaçınılmaz oldu" denilebilir. Ama öğrenci gençliği diğer muhalif kesimlerle birleştiren asıl etkenin sürecin zorlamasıyla değil politik yönelimden kaynaklandığı ortadadır. O yıllardaki öğrenci gençlik, devrim için işçi ve köylü yığınlarıyla birleşmesi gerektiğini kavramış ve bu kesimler içersinde çalışmaya bu nedenle ağırlık vermiştir.

Günümüzde de öğrencilerle toplumun diğer kesimleri arasındaki bağlar gittikçe zayıflamıştır. Bazen fabrika ve gecekondulardaki direnişlerde rol almaya çalışmalarına rağmen kendiliğinden gelişen yada öncülüğünü reformistlerin yaptığı, direnişlere destek vermenin ötesine geçilemiyor, mücadelenin kökleşmiş olduğu birkaç yer dışında kitle ile bağlar kurulamıyor. Günübirlik kurulan bağlar ise kısa zamanda koparılıyor. Direniş örmek yerine destekçilikle yetiniliyor. Halkla bütünleşemeyen bu hareketler de günü birlik politikanın ürünleri olarak kalıyor ve böylece halkla kalıcı bağlar kurulamıyor.

Gençlik = Öğrenci

Diğer gençlik kesimleri ile kopuk olmanın, halk gençliğiyle bütünleşememenin en bariz örneği de gençlik dergilerinde yaşanıyor. "Gençlik dergileri" şeklinde ortaya çıkan yayınlar, öğrenci gençliğin sesi konumundan öteye gidemiyor. Öğrencilerin, özellikle de üniversite öğrencilerinin gündemini, sorunlarını irdeleyen bu yayınların da işçi, köylü ve işsiz gençlik tarafından takip edilmesi ve okunması da bu nedenle olanaksızlaşıyor.

Ağırlıklı olarak üniversite öğrencilerinin sorunlarının, eylemlerinin ve taleplerinin yer aldığı gençlik dergilerinde işçi, köylü, işsiz gençlik üzerine bir veya iki tane konunun olması ya da hiç bu konulara yer verilmemesi, gençliğin diğer kesimlerinin bu dergileri almamalarına, gençlik hareketleriyle bağlarının zayıf olmasına neden oluyor.

Ülkedeki gençliğin genel durumu böyle iken gençlik dergileri demek ki sadece 5 milyonluk bir gençlik kesimine hitap ediyor ki liseli gençliğin bu dergilerde pek temsil edilmediğini düşünürsek bu sayının 2 milyona kadar gerilediği gerçeğiyle karşılaşırız.

işçi, köylü, işsiz gençliğin bu dergilere rağbet etmemesinin ülkedeki okuma oranım düşüklüğüne, bu kesimlerin de yeterince okuma yazma bilmemelerine ve kültürel gerilik gibi nedenlere de bağlanabilir. Fakat bu işin bir yönü. Bugün üniversite gençliğine baktığımızda, üniversitelilerin de fazla okumadığı ortadadır. Ders kitapları dışında başka kitap okumayan, apolitik yaşam tarzını benimseyen yığınla öğrenci var. Buna rağmen bizler ağırlıklı olarak dergilerimizde üniversite öğrencilerinin sorunlarını işliyoruz. işçi, köylü, işsiz gençliğin yığınla sorunları ve talepleri varken bunlara yer vermiyoruz. Öğrenciler, bu dergilerde kendilerini ifade ederken gençliğin diğer kesimleri kendilerini buralarda ifade edemiyor. Dolayısıyla, işçi, köylü, işsiz gençliğin bu yayınları okumamasını, salt okuma alışkanlıklarının olmayışına, okur-yazarlığa, kültürel geriliğe bağlamak yanlış olacaktır. Gençlik yayınlarının bu kesimlere ulaşamama sorunundan ötürü de yayınlar okunmuyor. Bu dergilerin aktivistleri genelde öğrenci olduğundan ve ağırlıklı olarak öğrenciler arasında örgütlenme yaptığından, yayınların diğer kesimlere ulaşmaması, sorunun bir başka boyutunu oluşturuyor. Öyle ki bu yayınları incelemek için aradığımızda birkaç tanesini sadece bayilerde bulabildik. Bu dergileri dağıtan bazı kişi ve kurumlarda, bu dergilerin, değil yeni, eski sayılarının bile olmadığına şahit olduk.

Bir işçiye, bu gençlik dergilerinden herhangi birini verdiğimizde, işçi kendinden bir şeyler bulamadığı için üstün körü bakıp geçiyor. Ülke gündemi, haberler ve bazı makaleler dışındaki yazılar dışında işçiye hitap eden yazılar pek yok. Öğrencilerin, YÖK, yaz okulu, paralı eğitim, faşist saldırılar, anadilde eğitim gibi konuları tekrar tekrar işlenirken, bir rektör değişikliği bile sayfalarca konu edilirken, gençliğin diğer kesimlerinin çözüm bekleyen yığınla sorunları çok az işleniyor. Üniversite öğrencilerinin dışındaki kesimin birçok sorunu olduğunu belirttik, bu sorunlardan bazılarını sıralarsak en azından bundan sonra bu konulara ağırlık verilmesini sağlarız diye düşünüyoruz.

işçi gençliğin sorunları: Emek sömürüsü, sigortasız çalışma, örgütlenme, iş kanunları, yabancılaşma, popüler kültürün işçi gençliğe etkisi, ekonomik sorunlar, sosyalleşememe, işsiz kalma korkusu, eğitimsizlik, kendini ifade etme, tatil, ağır çalışma koşullan, iş kazaları, sağlık sorunları, aile ilişkileri, konut sorunu, çocuk ve kadın emeğinin sömürüsü, çıraklık okulları vs.

işsiz gençliğin sorunları: işsizlik nedenleri, sosyal ve kültürel ya sam, amaçsızlaşma ve gelecek sorunu, parasızlık, suça itilme, toplumdan dışlanma, uyuşturucu, şiddet, popüler kültürün etkisi, sınıf atlama hayali, yabancılaşma vs...

Köylü gençlik: feodalizm, aile, töre ve gelenekler, sosyal ve kültürel ortamın olmaması, sömürü, eğitimsizlik, fırsat eşitliği, devlet baskısı, tarım politikaları, yoksullaşma, göç, taban fiyatları, kota sorunu vs.

Gençlik dergilerinde ağırlık öğrencilerin

Eleştirilerimizin konusu olan gençlik dergilerini inceleyerek bunların hangi sorunlara, ne kadar yer verdiğini araştırdık. Gençlik dergilerinde, öğrenci, işçi, köylü ve işsizlerin nasıl ve kaç konu ile temsil edildiklerini inceledik. Sınıflandırmayı bu kesimleri direkt olarak ilgilendiren konuları baz alarak yaptık. Öğrenci-işçi-köylü-işsiz-öğrenci-ulusal soruna dâhil olan konuların dökümünü yaptık. Konu edilen gençlik dergilerinin son zamanlarda çıkan birer sayılarını baz alarak yaptığımız değerlendirme aşağıdaki şekilde gerçekleşti. (Gençlik Umuttur dergisinin yeni sayısına ve yakın dönemde yazılan sayılarına ulaşamadığımızdan dolayı Nisan 2004 sayısını kullandık)

Nasıl olmalı?

Türkiye'de devrimci hareketi tarihinde gençlik hareketinin özel bir yeri vardır. Gençlik yıllardır devrimci ve komünist hareketlerin kadro kaynağı olmuş. Faşist diktatörlüğün saldırılarını militanca göğüslemiş, devrimci mücadelenin durgun olduğu dönemde ilk devrimci çıkışları yapmıştır. Fakat gençliğin devrimci mücadelesi, akademik-demokratik sınırları aşıp anti-emperyalist, anti-feodal, anti-faşist politik bir mücadeleye dönüşmüş olsa da, bu mücadele genel olarak öğrenci gençlikle sınırlı kalmış, gençliğin büyük bir kısmını oluşturan işçi-köylü gençliği kucaklayamamıştır. Oysaki işçi-köylü gençliği, devrim ve sosyalizm mücadelesine kazanmak, devrimci ve komünist gençlik hareketinin temel bir sorunu ve görevidir. Çünkü gençlik hareketinin temeli işçi-köylü gençlik ve işçi-köylü gençlik hareketidir.

Eğer üzerine gençlik dergisi yazıyorsak gençliğin bütün kesimlerine hitap etmeliyiz. Gençli ğin içerisindeki örgütlenme, sadece üniversite gençliğinden ibaret olmamalı, işçi-köylü ve işsiz gençler arasında da çalışmaya ağırlık verilmeli. Bu anlamda öğrenci gençlik, salt öğrencilerle sınırlı kalan çalışma tarzını bırakıp işçi-köylü-işsiz gençlik içersinde de yoğun faaliyet yürütmeli, bu kesimlerin talep ve sorunlarını dergilerine taşımalıdır. Bu dergilerde gençliğin diğer kesimlerinin ideolojik seviyesini arttıracak yazılara yer verilmeli. Dağıtım sorununa ağırlık verilerek, dergilerin öğrenciler dışındaki gençlik kitlesine, fabrika, mahalle ve köylere ulaşımı sağlanmalı. Araştırma yazıları, makale ve denemelere daha çok yer verilmeli, işçi-köylü ve işsiz gençler bu tarz yazılar yazmaya yönlendirilmeli. Kültür-Sanat konularına daha fazla ağırlık verilmeli. Bilinmeyenleri, yeni ve farklı olanları açığa çıkarmalı, tarihte pek değinilmeyen kişileri işlemeli ve yenilerinin oluşması için çabalamalı. Kuşkusuz bu öneriler ilk akla gelenlerdir ve yetersizdir. Ancak doğru siyasi çizgi ekseninde hareket edilmesi için çaba sarf edilmesi belirleyici önemdedir. Geleceği kazanmamızı sağlayacak olan da bu çizgi olacaktır.

 
 kaypakkaya-anma-afis dgh-li-tutsaklarla-dayanisma

Özgür Düşün

  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün
  • Özgür Düşün

www.demokratikgenclikhareketi.org | Demokratik Gençlik Hareketi Resmi İnternet Sitesi